Beş Dakikalık Bir Özgürlük 🌟 

Herkesin bir hayali olmalı. 
Hayal kurmayı unuttuk mu, yoksa aslında bize hiç öğretilmedi mi? 

Hayal kurmak size bir vizyon kazandırır. Ağır hayat yükünün altında —ve inanın bu sadece Türkiye’ye özgü değil; koşullar ne kadar iyi olursa olsun insanoğlunun sorun yaratma konusunda akıl almaz bir yeteneği var— küçük de olsa bir kaçış yolu sunar. 

Günde yalnızca 5 dakika… 
Şu an gerekli tüm imkânlara sahip olsaydınız, hayatınız nasıl görünürdü? Nerede, kiminle ve ne yapıyor olurdunuz? Sizi gerçekten ne mutlu ederdi? Sadece bunu düşünün.  

Bunu gerçekten yaşıyormuşçasına, oradaymışçasına hissedin. Kim bilir, belki bir bakarsınız gerçekliğiniz haline gelir. 

Kalıpların dışına çıkmayı deneyin. ‘’Out of the box’’, yani kutunun dışında düşünmeyi… 
Önce kendinize şunu sorun : Kalıplarımız neler? Neye inandırıldık? Neyi yapıp neyi yapamayacağımız söylendi? Bunlar size karmaşık ve gerçekçi olmayan şeyler gibi mi geldi?  

O halde yalnızca hayal edin. 
İstediğiniz yerde, istediğiniz kişiyle ya da tek başınıza, istediğiniz şeyi yaptığınızı gözünüzün önüne getirin. Beş dakikalığına zincirlerinizden kurtulun. Nasıl olacağını düşünmeyin. 

Unutmayın, herkesin hayal kurmaya hakkı vardır. 
Bu hakkı kendinize tanıyın. Günde yalnızca beş dakika, istediğiniz kişi olun. 

Hayaliniz gerçekleşir ya da gerçekleşmez. Ama onu zihninizde resmettiğinizde hissettiğiniz haz, sevinç ve huzuru kimse sizden alamaz. 
O halde elinizdeki tek şeyle başlayın: Hayalinizi resmetmekle. 

Posted in

Leave a comment